|
Sayfa 2 Toplam: 2
Forumumuzun bi hizmeti daha
Gazipaşalılaştıramadıklarımızdan mısınız?
(ENGİRE HANGIRA)
-Hele bu zamanınız hayır olsun…
-Akıbetin hayır olsun...
Farkında delidik farklılığımızın. Dünyanın en eyi ülkesinin en eyi bölgesinde yaşamak bize nasip olmuş. Her bişeymiz ayrı bi gözel.
Tabii bunların biri de gonuşmamız…
İltliba okula gedip gelirkene farkına vardık bunun. Çünkü çayın öteyakasıla beriyakasında bile fark varıdı. Hele yokarı köylere doru çıkmaya durdun mu bu fark daha da belli olur.
Daha sona mı;
Bilirsiniz; dışarı gedenimizin böyük çoğunluğu okumak için yada sınavlara girmek için gederdik. Delise bi çoğumuzun Aydap'tan öte geçmişliği yok. Yenileyin sınavlara da Alanya'da girilir olmuş, onunda bi dadı galmadı. Sınavlara Antalya'da girildiği dönemlerde hala hep beraber olduğumuzdan –sen ben bizim oğlan hesabı- istediğimiz gibi gonuşma, istediğimiz gibi davranma imkanımız varıdı. Cumartesi Antalya'ya gedilir, akşam otelde galınır… Pazar günü de sınav… İlk defa otelde galmanın verdiği heyecan... Sabaha gadar kaaat…
Son demleridir galan bu zamanlar hep biarada olmamızın. Çünkü az zaman sonra hepimiz savrılacaz yurdumun çeşitli yerlerine. Yeni bir hayat…Yeni umutlar… Savrulamayanımız da Gazipaşa'mızda yeni mücadeleler…Kim bilir; bi daha ne zaman bir arada olacağız…
Yemeklerin bize benzemeyen isimlerini bile buralarda öğrendik.
İsmini bilmediğim bi büyüğümüz ve arkadaşları sınava gederler Antalya'ya. Sıra öğle yemeğine gelir.. Lokantaya gederler. Garson menüyü getir. Hikayede anlatılan arkadaş şöyle bi bakar. İmam bayıldı diye bi yemek vardır. Ulan bu ne ki; soramazda. Evel sorsa da ötekinlerde bilmez elem. Neyse siparişi verir, bizimkinin "imambayıldısı" gelir. Tepki aynen şu –"amaaan bizim baldırcanmımış"
Baldırcan baldırcandır bizde. Aydaptan öte geçmedisek suç bizim deel ya. Demek ki; kökü Yörüklüğe dayanan ilçemin lügatında "imambayıldı" diye bişey yokmuş. İşte yemeğin adınıda sınav vesilesiyle öğrendik.
Sadece yemeğin adıla galsa eyi ya. Bunun bi de yemesi var.
Bu sefer hikayedeki bi zat benim. Nerden akıl ettik bi tavuk söyledik. Bilmeyiz tavuğun nasıl servis edildiğini. Adam getirdi tavuğu önümüze. Yanında bi çatal bi de buçak. Çatal neyise, buçak heç bizikinlere benzemez. Önce şöyle yöş yöş bi bakındım. Birini bi elime birini bi elime aldım, olmadı yerlerini değiştirdim, olmadı bitaa değiştirdim, gene olmadı, buçala tavık arasında bi bağlantı kuramadığımdan, evel ucu da kütümüş dedim bıraktım. Hayır bi kösüre daşı olsa sürtecen, naracak o da yok. Sonra çatalıla birki yekindik gene olmadı. El cümle galdı bizim büsbütün tavık toorda. Heç aklımdan da çıkmaz. Goya dünyanın en lezzetli tavuğu o yeyemediğim tavıkmış gibime gelir.
Dedim ya sınavlar biarada olmamızın son demleri… ve savrulmaya başlarız her birimiz biyerlere. Gonuşmamızdaki farklılık gettiğimiz yerlerde eyice ortaya çıkar. Yurdun heryerinden insan vardır, herkesin değişik bi gonuşması vardır.Amma bizimki başka bi farklıdır. Hele benim gibi bikaç Gazipaşalıyla aynı yere düşme şansınız oldusa, onun zevki bi başgadır. Çok olmasına gerek yok, iki kişi olsak gene yeter. İkimiz gonuşduk mu goca gruba yeteriz. Herkes kendi gonuşmasını bırakır bize bakar, ılıkır galır.
En çokta sıra, okul ev arkadaşlarımız çekmiştir bizden. Kesinlikle asimile olmamışızdır. Aksine bizim onları değiştirmede başarı oranımız çok yüksektir.
Arkadaşlarımızın bizi anlamaları iki bilinmeyenli denklem gibidir.
Evde Gazipaşalı
-Ya ötezdeki topanı alıver gel be.
-Bi çay gat bakan.
-Elleme şende gayıtı bocaksın şindi
Okulda Gazipaşalı
-Şendeni bi ver bakan
-Icık öteget bakan. Pısıkdım burda
Yolda Gazipaşalı
-Gaç gaç araba çinacak
-Geç galdık. Bacak dolama hadi.
Alış-verişteki Gazipaşalı
-Yien bu soğanları neci dazlamazlar ki
- Gök büber alalım mı
Bir şeyin az kaldığını söyleyen Gazipaşalı
-Çok gullanman bi dıkım şey galdı
Mağazaki sebze reyonundan şikayetçi Gazipaşalı
-Bunları bizim inee versen yemez.
Bügüne kadar evini ziyaret ettiğim Gazipaşalıların hiçbirinin bizim gonuşma şeklini bırakıp ötekinlere uyduklarını görmek nasip olmadı.
Misafir olduğumdan sohbette kopukluk olmasın deyi kendim olması gereken şekilde gonuşmaya çalışırken, Gazipaşalı olmayan bizimkilerle aynı ortamda bulunan diğer arkadaşların –"yien sen Gazipaşalı değilmin" şekillindeki gınamalarını her daim şaşgınıla izlemişindir.
İlk başlarda uyum sağlamada çok zorluk çekenimiz olmuştur. Gonuşmanın bizim için işkence olmaya başladığı zamanlar...
Önceleri kendi gonuşmamızın ses tonunu incelterek gonuşmayı denedik. Zaman geçtikçe çevre nasıl gonuşuyorsa öyle gonuşduk ama Gazipaşa galıbını heç değiştirmeden içine İstanbul Türkçesini koyduk.
Gene en gullanışlı bu oldu.Hem olması gerekenin yanında pek sırıtmadı, bizde Gazipaşalıcamızdan uzaklaşmamış olduk. Gendimizce artık İstanbul Türkçesiyle gonuşuyorduk. Ama gonuşmamızı nerde bi Gazipaşalı duysa hemen gulak gabardıp şu sorular sorulur.
-Nerelisiniz?
-Gazipaşalı mısınız?
Günlerden bigün Eskişehir'de okuyan arkadaşlarımızdan Vedat ve Ekrem gitarın bi parçasını almak için dükkana giderler. Her ikisi de isterlerse İstanbul Türkçesiyle konuşabilen insanlar.Ve dışarda da bu şekilde gonuşuyorlar. (Bazılarımız istesekte gonuşamayız). Ne istediklerini anlatıyorlar. Dükkan ilk defa gittikleri yer ve satıcıyıda ilk defa görüyorlar.
-Nerelsiniz?
-Gazipaşalı (Ekrem normalde nerde olursa olsun. Nerelsin soruna Hayradosluyun diye cevap veren bi arkadaş. Burada "Gazipaşalı" cevabını veren Vedat ellem)
-Neresinden?
-(Ekrem düşünüyor ki; Klasik nerelisin sorusunun uzantısı...) Yaw biseel yeri mi var evel, merkezden.
-(Adam) Yaw olmamı? Çörüşü var, Gıcı var, Hayradosu var..
Vedat'la Ekrem'in gözler faldaşı gibi açılır...
Tabii bu Gazipaşa orjinli İstanbul Türkçemiz başka bi Gazipaşalı görene gadar sürer. Öyle bi durum oldu mu piyango çıkmasından daha çok seviniriz.Hemen İstanbul Türkçemizi bırakır, kanal değişitiririz.
-Hooynn Memet
-ooop
-Boba naparsınz, durumlar nahıl
-Nahıl olsun. Oraşıyoruz.
-Gazipaşa'dan ne habar var.
-Ne olsun bildiğin gibi
-Bostan kaç paramış.
-Kaç para olacak hele. Alan satan yoomuş gene.
-Bi aşam dolanın gelin.
Bazen öyle anlar olur ki, karşılaşımızdakinin Gazipaşalı olması gerekmez bizim için. Biz gene Gazipaşalıca gonuşmaya devam ederiz.
Haa bu arada Gazipaşalı olmaktan ve Gazipaşalıca gonuşmaktan tamamen kurtulmak isteyen arkadaşlarımızda olmuştur. Onlar heç Gazipaşalıca gonuşmazlar, gonuşanında yanında olmaktan pek hazetmezler.
Ama ne gadar uzak olursa olsun. Ne gadar zaman geçerse geçsin istersen yabancı dil gonuş başka bi Gazipaşa'lı o tınıyı kesin hisseder.
-Are you coming from Gazipaşa?
Bu şive değişikliğinden en çok etkilenen gene dışarı gedenler oldu.
Okula gedersin. İlk başlarda yeni gettiğin yere uyum sağlamak için tranva geçirirsin. (Evin dışında tabii. Evde gene devam. Hele senden başka Gazipaşalı varsa...)
Sonra tatilde eve gedersin. Bu seferde evde yeni bi tranva. İzin biter okula gidersin gene Gazipaşaya çalar dil.
Bu bi süre devam eder. Tabii bu süre zarfında evdeyken eğer şiveyi değiştirmişsen (çoğu zaman farkında olmayız)
-Bu çocuk getmiş, bozulmuş gelmiş, baksağana gonuşması monuşması değişmiş.
Bazen bu tepkilerin tam terside olabilir. Gazipaşa'ya gelince eskisi gibi gonuşursun. Bu seferde
-Getmiş bi adam olamamış. Getti aynı, geldi gene aynı.
Okula geri döndüğümüzde ilk haftalarda kanalı değiştirmeyi unutursak dışarda insanların tuhaf bakışlarıyla karşılaşırız.
Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali yani. Ama bu ilk başlarda bilmedin ilk sene sonuna gadar böyle devam eder. Sonra otomatik olarak kanal kendisi değişir.
Ama kesinlikle kanal ne kadar değişirse değişsin, Gazipaşa kalıbı hiç değişmez.
Tatile gittiğim günlerden bigün, sekiz saat yorucu yolculuktan sonra Antalya'ya gelmişim. Saat sabahın 06:30'u. Elimi yüzümü yıkamak birazda ayılabilmek için tuvalete gittim. Tam yüzümü yıkıyorum, tuvaletçi, öteki arkadaşına sesleniyor.
"-Amaaat, sabaholalı napan arkadaş ......böcüsü gibi." işte bu ses... memlekete yakınlaştığımının sesiydi.Ve beni başka bişey bu kadar kendime getiremezdi...Başladım gülmeye...
Kapatırken;
Eğer yazıda anlayamadığınız yerler varısa "Gazipaşaforum"umuzun;
-Bi Gazipaşalıyla yaşamak durumunda kalan arkadaşların hayatlarını kolaylaştırmak için
-Yeni jenerasyonun gelişen teknolojiyle beraber bu güzelliği unutmaya başlamasından dolayı (çayın öte yakasıyla buyakası arasında bi fark galmayası oldu.)
-Bu değerlerin yitip gitmemesi için
-Ve bu farklı tatlılıktan hala tat alan bizlerin tadını daha da katmerlemek için
Siz değerli üyelerimizin katkılarıyla oluşturduğu "Gazipaşa Sözlüğü"nü ziyaret edebilirsiniz.Hele hazırda basılı bir sözlüğümüz yok. Ama merak etmeyin çok yakın gelecekte Türkçe öğretmenlerimiz öğrencilerine ders için alması gerekenleri söylerken, şöyle bişey diyebilir.
1-Türkçe Kitabı
2-90 yaprak harita metod defteri
3-Gazipaşa Sözlük :):)
Sözlüğün oluşumunda büyük emeği geçen Sayın “Naciye Şahiner'e”
Gazipaşalı olmayan ama sıkı Gazipaşa dostu olan “Deli Mavi’mize”
Ne olursa olsun bizleri bir arada tutma heyecanı ve ateşi sönmeyen “Sanka’mıza”
ve çok kıymetli diğer üyelerimize sonsuz minnetlerimiz ile çok teşekür ederiz.
Çorunuzla çocuğunuzla goyak goyak oba olursunuz inşallah...
Zamanınız eyi galsın.Galın salıcala.
Kimbilir bidaha nerde ne zaman?
Mustafa Özalp (Halikarnasbalıkçısı)
www.gazipasaforum.net
(0) [Forum]
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.
|